Paris-Fransa Öyküleri

Paris’ten Tenten’e saygı duruşu!

4 Ekim 2016
dsc_1563

Paris Grand Palais şu sıralar uzun Tenten kuyruklarına sahne oluyor. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

20. yüzyılın köşetaşı olaylarına tanıklık eden, Sovyetler Birliği’nden Afrika’ya, Amerika’dan Uzakdoğu’ya uzanan maceralarının her birinde eklenen yeni bir karakterle hem ‘nev-i şahsına münhasır’ bir dünya yaratıp, hem de döneminin ruhunu yansıtan Tenten serisinin yaratıcısı, büyük çizer Herge, Paris’in prestijli sergi sarayı Grand Palais’de!. Bu yazıyı, yine benim imzamla, CNN Türk’ün 4 Ekim 2016 tarihli yayınından okuyabilirsiniz.

dsc_1625

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

dsc_1635

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Fransa’nın 2. Dünya Savaşı’ndaki önemli lideri, eski cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün, ‘uluslararası tek rakibi’ olarak gördüğünü söylediği bir kahraman.. 1929’da gazete eki olarak çıkıp, 1930’da albümleşen ve 1976’ya kadar süren macarelarında soğuk savaştan, Stalin diktatörlüğüne, sömürgeciliğe, Tutankamon’un mezarının keşfine dönem aktüalitesini adım adım izleyen; hatta ünlü astronot Armstrong’dan tam 15 yıl önce ayda yürüyen(!); ailesiz, aseksüel, yaşsız, hatta adsız ya da uydurma adlı bir karakter: Tintin, Türkçe okunuşuyla Tenten.

dsc_1661

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Ve.. Eski kültür bakanlarından yazar Andre Malraux’nun dünya çapındaki ününü Victor Hugo ile yan yana koyduğu bir çizer.. 1907’de Belçika’da doğan, henüz 14 yaşındayken ilk çizgilerini üyesi olduğu izci grubunun dergisinde yayımlayan, 22’sinde Belçika’da çıkan ‘Le Vingtieme Siecle’ (20. Yüzyıl) gazetesinin haftalık eki ‘Petit Vingtieme’de (Küçük 20.yy) Tenten’in ve köpeği Milu’nun maceralarını yayımlamaya başlayan bir dev çizer: Georges Remi. Çizgilerinin altına attığı ‘Herge’ imzasının açılımı mı? Ad ve soyadının başharflerinin Fransızca’daki telaffuzu..

dsc_1618

dsc_1621

100’den fazla dile çevrilen Tenten kapakları.. Fotoğraflar: Aslı Ulusoy-Pannuti

“Resimli bir romanın gerektirdiği işin miktarının farkında mısın! Illüstratör olarak hem senarist, hem dekorcu, hem kostümcü, hem diyalogcu, hem de bazen aktörsün! Ayrıca kitaplardan, dergilerden, haftalık illüstrasyon dergilerinden, hatta bazen oturduğun yerde, sürekli beslenmelisin” diyor bir  konuşmasında Herge.. “Ne kadar uzun ve zor bir iş olduğunu bilemezsiniz.. Gerçek bir el işçiliği! (…) Bir saatçi titizliği, emin olun.” 1971’de verdiği bir söyleşide de yaptığı işin zorluğunu  böyle vurguluyor. İşini bir o kadar da seviyor Herge: “Tenten beni mutlu etti. Yapabildiğimin en iyisini yaptım ve bu her zaman kolay olmadı doğrusu. Ama çok eğlendim. Üstelik, Sacha Guitry’nin söylediği gibi, bu işi yapmam için bana para ödediler. İnanılmaz değil mi!” Bir başka mülakatında ise, “Kahramanlarımı hep sevdim, onlara inandım, benim için gerçekten varlar. Onları içine yerleştirdiğim durumlarda kendim bulunsam, sanırım yine onlar gibi davranırdım” diyor.

dsc_1626

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Gözde karakteri Kaptan Haddok: “Başıbozuk! Ölü gömücü! Turta kalıbı!”

“Kahramanlarıma, özellikle Tenten’e ister istemez kendimden parçalar koydum” diyor Herge bir konuşmasında. “Tenten, olmayı istediğim kusursuz, hatta aşırı kusursuz bir imaj.. Dupond ve Dupont kardeşlerse bazen benim de olduğum ama hiç olmak istemediğim kişilikler. Peki gözde karakterim hangisi mi? Sanırım Kaptan Haddok. Öyle çok defosu var ki onu bazen yakın bir arkadaşım, kardeşim, hatta ikinci bir ben, ikizim olarak görüyorum..” Tenten’in maceralarına ilk kez 1941’de, ‘Altın Kıskaçlı Yengeç’le giren kaptanı Türk okur, ‘başıbozuk’tan ‘turta kalıbı’na, ‘ölü gömücü’den ‘halı tüccarı’na her fırsatta sağa sola savurduğu, birbirinden eğlenceli ‘küfürleriyle’ tanıyor.

dsc_1601

Herge Stüdyoları’nda bir iş günü.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Siyah beyaz başlayan ilk Tenten maceralarının yerini, 1942’den itibaren renkilisine bırakmasıyla ortaya çıkan eser için ‘kromatik yani renklere ilişkin bir şaheser’ sıfatını kullanmış ‘Herge’nin Sanatı’ başlıklı kitabın yazarı Pierre Sterckx. 1950’de kurduğu Herge Stüdyoları ile hem renklendirme, hem dekor, hem de çalışacağı her yeni Tenten macerasının  gerektirdiği teknik bilgi araştırması için ciddi bir ekip çalışmasına girişmiş.

dsc_1573

Andy Warhol’un ‘Herge’ çalışması.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Herge’nin başarısında ‘soyut resme, başta Chaplin’in, Keaton’un sineması olmak üzere önce sessiz sonra sesli sinemaya, Alman ekspresyonizmine duyduğu ilginin yadsınamayacağını’ söylüyorlar işin uzmanları. Hatta sergide gösterilen bir kısa filmde çizerin çizdiği her sahneyi nasıl bir sinema diliyle oluşturduğu anlatılıyor. Sanatçının soyut resimlerinden reklam afişlerine; Tenten başta olmak üzere yarattığı tüm kahramanlarına esin kaynaklığı eden sanat koleksiyonundan eskizlerine; her Tenten albümü için yaptığı teknik araştırmadan yüzden fazla dilde yayımlanan albüm kapaklarına; kendisiyle yapılan söyleşilerden ve hakkındaki yorumlardan oluşan çeşitli kısa filmlere; kullandığı araç gereçten biyografik fotoğraflarına çok sayıda dokümanın yer aldığı sergi, en koyu ‘Tentenolog’dan* eli  Tenten’e hayatında sadece bir kez değmişlere herkesi meraklandıracak türden. Herge’nin 1934’te Brüksel’de tanışıp çok etkilendiği Çinli arkadaşı Çang ile başlayan Uzakdoğu merakı ve beraberinde gelen Tenten macerası ‘Mavi Lotus’ da, üzerinde ayrıntılarıyla durulan konulardan biri.. Herge çok önemsediği ‘Mavi Lotus’ ile yepyeni bir dünyayı keşfettiğini vurgulayıp devam ediyor: “Bir çeşit sorumluluk duygusu verdi bana bu keşif. O andan itibaren, okura duyduğum dürüstlük hissiyle, Tenten’i gönderdiğim tüm ülkeler ve insanları hakkında ayrıntılı bilgi edinmeye başladım. Bütün bunlar Çang ile tanışmamla oldu. Onun sayesinde arkadaşlığın, şiirin, doğanın anlamını da daha iyi kavradım.”

dsc_1655

Herge ile Çinli arkadaşı Çang’ın dostluğundan doğan ve Uzakdoğu’da geçen Tenten macerası ‘Mavi Lotus’a da sergide geniş yer ayrılmış. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Sözün kısası, Paris’in prestijli sarayı Grand Palais’deki ‘Herge’ sergisi, 65. doğum gününde ismi  Mars ile Jupiter arasındaki bir yıldıza verilen; Brüksel yakınlarında adına müzesi bulunan bir dev çizere; başta Belçika, İsviçre ve Fransa olmak üzere tüm Frankofon ülkelerin çok iyi tanıdığı Tenten’e ve Tenten’den önce gelen Totor başta olmak üzere onlarca Herge karakterine bir saygı duruşu adeta..

dsc_1642

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Bu arada belirtelim: Grand Palais’deki Herge sergisi, haftanın belli günlerinde yapılan konferanslar ve film gösterimleriyle de renklendirilmiş. Başta ünlü Fransız filozof Michel Serres’in yazdığı ‘Arkadaşım Herge’ olmak üzere onlarca deneme kitabına, Tenten’in tarihi olaylarla doğrudan ilişkisini anlatan ‘Tarihte Tintin’ gibi sayısız incelemeye konu olmuş Herge ve kahramanları, sergi çıkışındaki kitabevinde ziyaretçisini bekliyor.

15 Ocak 2017 tarihine kadar sürecek sergi Salı hariç her gün görülebilir. Giriş 13 Euro.

*Tintinologue: ‘Tenten albümleri, evreni ve yaratıcısı Herge konusunda uzman kişi’ anlamında kullanılan Fransızca tabir.

Sergide çektiğim diğer karelerden bazıları:

dsc_1653

Herge’nin reklam afişi çalışmalarından bazı örnekler. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

dsc_1664

Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

dsc_1675

Paris’teki sergi Herge’nin çizdiği tüm Tenten maceralarının kahramanlarıyla sonlanıyor.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

affiche_herge_ok

Sergi afişi.. © Hergé/Moulinsart 2016

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply