Browsing Tag

Göç


Paris'te / Fransa'da hayat

Fransa’da yıl yıl yabancı göç tarihi…

9 Şubat 2016
DSC_0905

1931’deki Uluslararası Sömürgecilik Sergisi için Paris’te inşa edilen Porte Dorée Sarayı bugün Ulusal Göç Tarihi Müzesi’ne ev sahipliği ediyor.

Paris turlarıma gelenlerin ortak gözlemidir: “Bu şehirde ne çok yabancı yaşıyor!” Gerçekten de Paris sokakları Arap, zenci, Uzakdoğulu, Asyalı, kısacası aklınıza gelebilecek dünyanın her köşesinden nüfusla rengarenktir. Paris’in bu kozmopolit görüntüsü tabii ki tesadüfi değildir, tam tersine Fransa’nın 60’lı yıllarda sonlanan sömürgecilik tarihinin bir sonucudur. Paris’teki ulusal göç tarihi müzesi kurulması fikri de bu geçmişin yansımasıdır muhakkak.

1931’de, Paris’te düzenlenen Uluslararası Sömürgecilik Sergisi için inşa edilen Porte Dorée Sarayı bugün Fransa ve göç üzerine kafalardaki her türlü soruya yanıt veriyor. Yabancı düşmanlığınınsa bugünlerin değil asırlar öncesinin sorunu olduğunu örneklerle açıklıyor.

DSC_0907

Paris Porte Dorée Sarayı’nın cephesinden.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

Devamını oku


Paris-Fransa Öyküleri

Paris’teki Göç Tarihi Müzesi’nde ‘Sınırlar’ sergisi!

28 Ocak 2016
Goc Muzesi-Asli Ulusoy-Pannuti

Paris’teki Göç Tarihi Müzesi’nden.. Fotoğraf: Aslı Ulusoy-Pannuti

“Ege sularında boğulan bir aşkın hikayesi: Bir gün, bu defterde neler yazdığımı sen de göreceksin” başlığıyla veriliyordu haber. Küçük Aylan’ın cansız bedeninden sonra şimdi de savaştan kaçmış, aşık bir kadının günlüğüydü karaya vuran. Suriye’deki savaştan sevgilisiyle Türkiye’ye gelen, sevdiği adamın tek başına Almanya’ya gidişiyle onun ardına yollara düşen, ancak çıktığı ‘aşka / umuda yolculuk’ İzmir-Yunanistan arası bir yerlerde sonlanan genç kadının sulara kapılan Arapça günlüğü, yarım kalan bir aşk kadar, yarım kalan bir hayatın da özetiydi sanki.. Bu yazıyı, Radikal gazetesinin 28 Ocak 2016 tarihli sayısında, yine benim imzamla okuyabilirsiniz.

Albania, Kapshtice, 2000 Albanians crossing the Albanian-Greek border illegally. They walk at night, sleep during the day. After four or five nights, they take the train or bus in Greece to their destination, generally to the farmer for whom they work every season. During the illegal crossing, they are regularly picked up by Greek soldiers and given a beating. Sometimes they fall into the hands of the Albanian mafia, who rob them of any valuables they carry with them. Albanie, Kapshtice, 2000 Des albanais traversent la frontière grecque clandestinement. Ils marchent de nuit, et dorment le jour. Après 4 ou 5 nuits, ils prennent le train ou le bus en Grèce jusqu'à destination, généralement jusqu'à l'exploitation agricole pour laquelle ils travaillent chaque année. Lors de leur passage clandestin ils sont fréquemment arrêtés par les soldats grecs et frappés. Parfois ils tombent dans les mains de la mafia albanaise qui elur vole tout ce qu'ils ont emporté avec eux. © Ad Van Denderen / Agence VU

Go No Go, Avrupa’nın sınırları, Arnavutluk, 2000, Fotoğrafçı: Ad Van Denderen

Devamını oku


Okudum/Gezdim

Türkiye’den İran’a, oradan Amerika’ya: Cesur bir kadının zorlu göç öyküsüdür bu!

24 Kasım 2015
gulhan shobbar-1978-abadan-son

Gülhan Hanım Arap asıllı İranlı eşi Shobbar Bey ile, üniversite eğitimlerini gördükleri Abadan şehrinde..

Şimdi bitti.. Kaç gündür elimden bırakamadığım kitap demin bitti.. Binlerce kilometre ötede, hayatın bin bir zorluğu ortasında, artık on yıllar uzaklıkta kalmış geçmişle yapılan yüzleşme, iç konuşma, hesaplaşma şimdi bitti..

Üniversite eğitimi için gittiği İran’da, Arap asıllı bir İranlı’ya aşık olup aile kuran gözükara, cesur, mücadeleci bir kadının, Gülhan Söyler-Moeel’in hayat hikayesi anlattığım.. Ve tabii ki kendisiyle söyleşi..

Devamını oku